Malatya’da sabah saatlerinde yaşanan 5.0 büyüklüğündeki depremin ardından kentte oluşan endişeli bekleyiş sürerken, Türkiye’nin önde gelen deprem bilimcilerinden Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’dan çok kritik açıklamalar geldi. Bölgedeki sismik hareketliliği ve yeraltı mekanizmasını enine boyuna masaya yatıran ünlü jeolog, vatandaşların korkuyla yaklaştığı büyük yıkıcı deprem senaryolarına dair ezber bozan bilimsel veriler paylaştı.
UYGULAMAMIZI İNDİRDİNİZ Mİ?
APPLE İOS İNDİR
GOOGLE PLAY STORE İNDİR
Sismik Hareketliliğin Kökleri 2020 Yılındaki Kırılmaya Dayanıyor
Ulusal televizyon kanallarının canlı yayın kuşağında Doğu Anadolu’daki fay hatlarının güncel durumunu değerlendiren Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Malatya ve çevresindeki sismik aktivitenin tarihsel sürecine dikkat çekti. Bölgedeki hareketliliğin aslında yeni bir durum olmadığını belirten Üşümezsoy, bu sürecin ilk olarak 2020 yılındaki Sivrice depremiyle tetiklendiğini ifade etti. Sivrice aksında meydana gelen kırılmanın, Pütürge hattına ulaştığında blokların yapısı gereği kesintisiz ilerleyemediğini, benzer bir tablonun asrın felaketi olarak anılan 6 Şubat depremlerinde de gözlemlendiğini aktardı.
Pütürge ve Sincik Aksındaki Jeolojik Sıkışma Büyük Kırılmayı Engelliyor
Bölgenin zemin ve tektonik yapısını detaylandıran ünlü deprem bilimci, Pütürge’nin güney kesiminde yer alan Sincik Fayı’nın oluşturduğu özel sıkışma alanının, Doğu Anadolu Fay Hattı’nın bu bölgede tek parça halinde tek seferde kırılmasına müsaade etmediğini açıkladı. Bu jeolojik direnç ve engel sebebiyle yeraltında biriken devasa enerjinin dev bir deprem yerine Kale, Battalgazi ve Yeşilyurt gibi farklı yerel odaklardaki mikro kırıklar arasında bölündüğünü belirtti. Son günlerde yaşanan sarsıntıların temelinde de enerjinin bu şekilde deşarj olma mekanizması yatıyor.
Bölgede Orta Büyüklükte Sarsıntılar Bir Süre Daha Devam Edebilir
Gelecek döneme ilişkin sismik tahminlerini de paylaşan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, saha gözlemlerine dayanarak uzun süredir bu yönde uyarılarda bulunduğunu hatırlattı. Malatya havzasını çevreleyen çoklu küçük fay segmentleri nedeniyle önümüzdeki süreçte de zaman zaman 5.0 ile 6.0 büyüklüğü arasında değişen orta ölçekli sarsıntıların meydana gelmesinin jeolojik açıdan son derece doğal bir süreç olacağını aktardı. Ancak bu sarsıntıların varlığının, arkadan çok büyük ve tek parça bir fayın geleceği anlamına taşımadığını net bir dille ifade etti.
Mevcut Tektonik Yapı 7.0 Büyüklüğünde Deprem Üretemez
Vatandaşların en çok endişe duyduğu yıkıcı deprem olasılığına bilimsel bir yanıt veren Üşümezsoy, literatürde 7.0 ve üzeri büyüklükte bir depremin ortaya çıkabilmesi için onlarca kilometre uzunluğa sahip tek parça kesintisiz bir fay bloğunun tek seferde yırtılması gerektiğinin altını çizdi. Malatya'nın bu kesimindeki fay anatomisinin ise tamamen birbirinden bağımsız, parçalı ve küçük ölçekli kırıklardan oluştuğunu belirten uzman isim, mevcut jeolojik altyapının 7.0 büyüklüğünde yıkıcı bir sarsıntı üretme potansiyelinin bulunmadığını ve sismik hareketliliğin orta ölçekli sarsıntılarla sönümleneceğini vurguladı.