Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde meme kanseri tedavisinde dikkat çeken bir uygulamaya imza atıldı. Genel Cerrahi Kliniği’nde tedavi gören 4 meme kanseri hastası aynı gün ameliyata alınırken, her hastaya hastalığının özelliklerine göre farklı bir cerrahi yöntem uygulandı. Tedavi kararlarının belirlenmesinde kanserin evresi, biyolojik yapısı ve hastaların genel sağlık durumları birlikte değerlendirildi.
Meme Kanserinde Her Hastaya Aynı Tedavi Uygulanmıyor
Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği hekimlerinden Prof. Dr. Burhan Hakan Kanat, meme kanseri tedavisinde kişiye özel yaklaşımın önemine dikkat çekti.
Kanat, meme kanseri tanısı alan hastaların yalnızca tek bir tedavi yöntemi üzerinden değerlendirilmediğini belirterek, hastalığın hangi aşamada olduğunun yanı sıra tümörün biyolojik özellikleri ve kişinin genel sağlık durumunun tedavi kararında belirleyici olduğunu ifade etti. Bu değerlendirmeler sonucunda her hasta için ayrı bir cerrahi plan oluşturuldu.
Dört Hastada Dört Farklı Cerrahi Yöntem Kullanıldı
Aynı gün operasyon geçiren dört hastanın tedavi süreçleri birbirinden farklı şekilde planlandı. Hastalardan biri, ameliyat öncesinde uygulanan kemoterapi tedavisinin ardından cerrahi operasyona alındı. Başka bir hastada ise doğrudan cerrahi tedavi tercih edildi.
Hastalardan birinde meme koruyucu cerrahi uygulanırken, meme dokusunun bütünlüğünü ve görünümünü mümkün olduğunca korumak amacıyla implant kullanıldı. Bir diğer hastada ise hastalığın yaygınlığı nedeniyle daha kapsamlı bir cerrahi yöntem olan modifiye radikal mastektomi gerçekleştirildi.
Cerrahi sırasında koltuk altındaki lenf bezlerinin değerlendirilmesinde de hastaya uygun yöntemler tercih edildi. Uygun vakalarda tüm lenf bezlerini çıkarmak yerine “Sentinel Lenf Nodülü” yani bekçi lenf nodu yöntemi kullanılarak gereksiz cerrahi girişimlerin önüne geçilmesi hedeflendi.

Ameliyat Kararlarında Farklı Branşlar Birlikte Çalışıyor
Meme kanseri tedavisinin yalnızca cerrahi müdahaleden ibaret olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Kanat, hastaların tedavi sürecinde farklı uzmanlık alanlarının ortak değerlendirmesinden geçirildiğini belirtti.
Hastaların genel cerrahi ve onkoloji konseylerinde ele alındığını aktaran Kanat, tedavi planının oluşturulmasında tıbbi onkoloji, radyoloji, nükleer tıp, patoloji, plastik cerrahi ve anestezi ekiplerinin koordineli şekilde görev yaptığını ifade etti. Operasyon sırasında patoloji ekibinin yaptığı değerlendirmelerin de cerrahinin nasıl ilerleyeceği konusunda önemli bilgiler sağladığı belirtildi.
Aynı gün gerçekleştirilen birbirinden farklı dört operasyonun, meme kanseri tedavisinde multidisipliner sağlık ekibinin önemini ortaya koyduğu vurgulandı.
Meme Kanserinde Erken Tanı Hayati Önem Taşıyor
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde meme kanseri ve diğer onkolojik cerrahi gerektiren hastalıkların tanı ve tedavisi üçüncü basamak sağlık hizmetleri kapsamında sürdürülüyor. Hastalar, ilgili branşların katıldığı konseylerde değerlendirilerek güncel tıbbi yaklaşımlar doğrultusunda tedavi programına alınıyor.
Meme kanserinin kadınlarda en sık karşılaşılan kanser türlerinden biri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kanat, erken tanının tedavi başarısı açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Özellikle 40 yaş ve üzerindeki kadınların düzenli kontrollerini yaptırmaları gerektiğini belirten Kanat, ailesinde meme kanseri bulunan veya genetik açıdan risk taşıyan kişilerin de sağlık taramalarını ihmal etmemesi gerektiğini ifade etti.
Vatandaşların başta Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) olmak üzere sağlık kuruluşlarında sunulan meme kanseri tarama hizmetlerinden yararlanmasının erken teşhis açısından önemli olduğu belirtildi.