Malatya’nın inanç turizmi ve köklü halk kültüründe çok özel bir yere sahip olan Darende Ağılbaşı (Engüzek) Mahallesi, yüzyıllardır kuşaktan kuşağa aktarılan asırlık bir gizeme ev sahipliği yapıyor: Dilsiz Ziyareti.
Hakkında hiçbir resmi yazılı kaynak bulunmamasına rağmen, asırlık ağaçlar ve sarp kayalıklarla çevrili bu mekân; duaların edildiği, adakların adandığı ve yöre halkının manevi bir sığınak olarak kabul ettiği gizemli bir kültür durağı olmaya devam ediyor.
1. Hikâyenin Özü: Konuşamayan Seyyidin Sır Oluşu
Yöre halkının büyüklerinden dinleyerek bugüne taşıdığı ana rivayete göre; "Dilsiz" olarak anılan zat, peygamber soyundan (seyyid) gelen ve doğuştan konuşma engeli olan bir kimsedir.
Gözden Kayboluş: Çevresindeki bazı insanların dilsizliğiyle alay etmesine çok üzülen bu zat, yanına sadece bir su ibriği alarak yaşadığı yeri terk eder.
İzlerin Bittiği Yer: Endişelenen yakınları onun ayak izlerini takip ederek bugünkü ziyaret alanına kadar gelirler. Ancak tam bu noktada ayak izleri aniden kesilir. Zatın burada "sır olduğuna" (gözden kaybolup manevi aleme karıştığına) inanılır ve o günden sonra bölge kutsal kabul edilir.
2. Dilden Dile Aktarılan İnançlar ve Kerametler
Mahalle sakinlerinden Birgül Korkmaz ve Sultan Özkan gibi yöre insanlarının aktardığı anlatılarda, Dilsiz Ziyareti'ne dair üç büyük keramet öne çıkıyor:
Şifa Bulan Çocuklar
Yıllar önce konuşma güçlüğü çeken küçük bir çocuk ailesi tarafından bu ziyarete getirilir. Ziyaret alanında uyuyakalan çocuk, uyandığı anda aniden konuşmaya başlayarak "Beni bir köpek ısırdı" der. O günden sonra konuşma zorluğu çeken pek çok çocuğun ailesi tarafından buraya getirildiği rivayet edilir.
"Koruyacak Olan Korur" Anlatısı
Bir çiftçinin, tarlada çalışırken eşyalarını bu korunaklı alana bıraktığı ve "Çalınmaz mı?" diyenlere "Koruyacak olan korur" dediği söylenir. Eşyaları çalmaya yeltenen hırsızların ise görünmez bir güç tarafından taşlandıklarını ve ayaklarına prangalar dolandığını hissederek korkuyla kaçtıkları anlatılır.
Üzeri Kapatılamayan Mekân
Geçmişte türbenin/ziyaret alanının üzerini çatıyla kapatmak için girişimlerde bulunulmuş, ancak yapılan her örtü ertesi gün gizemli bir şekilde parçalanmış halde bulunmuştur. Bu yüzden Dilsiz’in üzerinin kapatılmasını istemediğine inanılır ve mezar alanı günümüzde de açık olarak korunur.
3. Kültürel Ritüeller ve Anlamı
Ziyaret alanında asırlık ağaçların gölgesinde misafirlerin dinlenebileceği üstü kapalı bir çardak ile Dilsiz'e ait olduğuna inanılan mezarın yanında ikinci bir kabir daha yer alıyor.
Kültürel Mesaj: Bölgeye gelen vatandaşlar kurban kesip, lokma (ziyaret kömbesi) dağıtarak dualar ediyor. Bazı ziyaretçiler mezar başına sembolik olarak ip bağlasa da mahalle sakinleri şu kritik vurguyu yapıyor: "Tüm dilekler ve şifa yalnızca Allah’tan istenir; buradaki zat ise sadece Allah’ın sevdiği bir kulun hatırasına duyulan saygının ve vesilenin bir sembolüdür."