Malatya’nın Akçadağ ilçesinde geçtiğimiz yıl evinde bıçakla ağır yaralanmış halde bulunduktan sonra hastanede hayatını kaybeden 25 yaşındaki Emine Kolay’ın şüpheli ölümüne ilişkin açılan davanın ilk celsesi görüldü. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve intihar süsü verilmiş olabileceği üzerinde durulan cinayet davasında, sanık koltuğundaki eşin savunması ve acılı kız kardeşin feryatları duruşmaya damga vurdu.
İlk Celsede "Ben Öldürmedim" Savunması
Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkan tutuklu sanık Yusuf Kolay, hakkındaki "eşi kasten öldürme" suçlamalarını kesin bir dille reddetti. Olay gününü anlatan sanık koca, taziyeye gitmek üzere evden çıkmaya hazırlandıkları sırada eşinin kendisini telefonla eve çağırdığını iddia etti. Eve girdiğinde Emine Kolay’ı mutfakta kanlar içinde bulduğunu öne süren Kolay, "Eşimi sırtıma alarak hemen otomobile taşıdım ve hastaneye yetiştirdim. Onu çok seviyordum, ona zarar vermem mümkün değil" diyerek beraat ve tahliyesini talep etti.
Davada tutuksuz olarak yargılanan anne M.K. ve amca Y.K. de duruşma salonunda hazır bulunarak üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini beyan edip beraatlerini istediler.
Kız Kardeşin Çarpıcı İddiaları: "Baskı ve Tehdit Görüyordu"
Duruşmada müşteki sıfatıyla ifade veren Emine Kolay’ın kız kardeşi Medine Yahşi, mahkeme heyetine aile içinde uzun süredir saklanan trajediyi anlattı. Ablasının evliliğinde sürekli psikolojik baskı gördüğünü belirten Yahşi, "Ablam yaşadığı büyük baskıları ve maruz kaldığı durumları bana sürekli anlatıyordu. Kayınvalidesi tarafından tehdit ediliyordu. Bugün burada tek bir amacımız var; o da adaletin tecelli etmesi" dedi.
Dosya Adli Tıp Genel Kurulu’na Gidiyor
Mahkeme heyeti, olayın üzerindeki sis perdesini tamamen aralamak adına kritik ara kararlara imza attı:
Ses Analizi Yapılacak: Dosyadaki teknik incelemelerin ve somut delillerin netleştirilmesi amacıyla sanık Yusuf Kolay ile annesi M.K.’nin ses örneklerinin alınmasına,
Adli Tıp İncelemesi: Ölümün cinayet mi, intihar mı yoksa kaza mı olduğunun kesin anatomi ve kaza yeri raporlarıyla saptanması için dosyanın kül halinde Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’na gönderilmesine karar verildi.
Heyet, sanık Yusuf Kolay’ın mevcut delil durumu ve suçun niteliği göz önünde bulundurularak tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin ise aynen sürdürülmesine hükmederek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Avukat Mahmut Sevindi: "Basit Bir İntihar Vakası Değil"
Duruşma çıkışında hukuki sürece dair açıklamalarda bulunan müşteki ailesinin avukatı Mahmut Sevindi, olayın kesinlikle basit bir kaza ya da intihar olarak kapatılamayacağını vurguladı. Soruşturma aşamasında toplanan delillerin, adli tıp ilk bulgularının ve tanık ifadelerinin derin bir şüphe barındırdığını ifade eden Sevindi, "Bu olay tüm yönleriyle aydınlatılana kadar sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Müvekkillerimizin tek beklentisi adalettir. Hiçbir ihtimal göz ardı edilmeden, tüm sorumlular hak ettikleri en ağır cezayı almalıdır" şeklinde konuştu.
"Asel Annesiz Büyümesin Diye Mücadele Ettik..."
Adliye sarayının önünde gözyaşlarına boğulan kız kardeş Medine Yahşi’nin feryatları ise yürekleri dağladı. Ablasının geride bıraktığı emanetine sarılan acılı kardeş, "Kardeşim artık asla geri gelmeyecek. Tek isteğimiz suçluların hak ettiği cezayı çekmesi. Biz 'Asel annesiz büyümesin, ona bir şey olmasın' diye çok mücadele ettik ama koruyamadık, başaramadık. Şimdi tek bir şey istiyoruz; kardeşimin kanı yerde kalmasın" sözleriyle Malatya kamuoyuna ve adalet mekanizmasına çağrıda bulundu.