Ehliyet almak isteyen binlerce adayın yakından takip ettiği direksiyon sınavlarında yeni bir dönem için hazırlık yapılıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın kademeli olarak hayata geçirmeye başladığı yeni uygulamada sabit sınav güzergâhı yerine “serbest güzergâh” sistemi gündeme geliyor. Yeni modelin temel amacı, sürücü adaylarının yalnızca belirlenmiş bir parkurda değil, günlük hayatın gerçek trafik koşulları içerisinde araç kullanma becerisinin ölçülmesi.
Yeni sistemin uygulanması halinde adayları, bugünkü direksiyon sınavlarından farklı bir süreç bekleyecek. Özellikle park, akan trafikte araç kullanma, farklı yol şartlarına uyum ve sürüş sırasında verilen talimatları doğru şekilde yerine getirme gibi becerilerin daha kapsamlı biçimde değerlendirilmesi planlanıyor.
Yeni ehliyet sınavı sistemi nasıl olacak?
Mevcut uygulamada sürücü adayları çoğunlukla önceden belirlenen sınav güzergâhında direksiyon sınavına giriyor. Adayların sınav sırasında hangi yollardan geçeceğini büyük ölçüde bilmesi, güzergâhın zaman içerisinde ezberlenmesine de neden olabiliyor.
Serbest güzergâh uygulamasıyla birlikte bu anlayışın değiştirilmesi hedefleniyor. Adayın farklı trafik koşullarında karar verebilmesi, araç hâkimiyetini koruyabilmesi ve trafik kurallarına uygun hareket etmesi daha geniş bir çerçevede değerlendirilecek.
Yeni uygulamada sürücü adaylarının şehir içindeki normal trafik akışında sınava başlaması ve sınav sırasında farklı güzergâhlara yönlendirilmesi öngörülüyor. Böylece adayın yalnızca sınav parkurunu ne kadar iyi bildiği değil, gerçek trafikte ne kadar güvenli araç kullanabildiği ön plana çıkacak.
Direksiyon sınavı yaklaşık 1 saat sürebilir
Yeni sistemle birlikte sınav süresinin de uzaması bekleniyor. Mevcut uygulamada yaklaşık 35 dakika süren direksiyon sınavının, serbest güzergâh sisteminde yaklaşık bir saate yaklaşabileceği ifade ediliyor.
Sürenin uzamasının temel nedenlerinden biri, adayların daha geniş bir güzergâhta ve farklı trafik koşullarında değerlendirilmesi olacak. Şehir içi yolların yanı sıra çevre yolu gibi daha farklı sürüş ortamlarının da sınav kapsamında kullanılması gündeme geliyor.
Bu değişiklik, sürücü adaylarının sınav öncesinde daha fazla direksiyon pratiği yapmasını da gerektirebilir. Özellikle yoğun trafikte şerit değiştirme, kavşak kullanımı, hız kontrolü, park etme ve farklı yol koşullarına uyum gibi konuların önem kazanması bekleniyor.
Park etme uygulamasında da değişiklik gündemde
Yeni sistemin dikkat çeken başlıklarından biri de park uygulaması olacak. Mevcut sınavlarda adayların belirli bir alanda park manevrası yapması istenirken, yeni modelde gerçek araçların bulunduğu alanlarda park etme becerisinin değerlendirilmesi planlanıyor.
Bu durumda sürücü adayının yalnızca iki duba arasındaki manevrayı öğrenmesi yeterli olmayacak. Günlük yaşamda karşılaşabileceği park alanlarında aracı güvenli şekilde konumlandırması, çevresini kontrol etmesi ve trafik akışını tehlikeye atmadan hareket etmesi önem kazanacak.
Direksiyon eğitimi süresi de artabilir
Yeni sınav modelinin sürücü kurslarındaki eğitim sürecini de etkilemesi bekleniyor. Mevcut sistemde ortalama 14-16 saat civarında verilen direksiyon eğitiminin, yeni uygulamayla birlikte 24 saate çıkarılması gündemde.
Eğitim süresindeki olası artışın, sınav güzergâhının genişlemesi ve adayların daha fazla trafik deneyimi kazanmasının amaçlanmasıyla bağlantılı olduğu belirtiliyor. Sürücü adaylarının yalnızca sınavı geçmeye değil, gerçek hayatta güvenli araç kullanmaya hazırlanması hedefleniyor.

Ehliyet sınavları ne zaman değişecek?
2026 yılında gündeme gelen yeni ehliyet sınavı sistemiyle ilgili uygulamanın kademeli olarak hayata geçirilmesi bekleniyor. Ancak serbest güzergâh sisteminin tüm Türkiye’de hangi tarihte ve hangi kapsamda uygulanacağı konusunda Milli Eğitim Bakanlığı tarafından henüz tüm ayrıntıları içeren kesin bir takvim açıklanmış değil.
Bu nedenle sürücü adaylarının sınav tarihi yaklaşırken kendi sürücü kurslarından ve MEB tarafından yapılacak resmi duyurulardan güncel bilgileri takip etmesi önem taşıyor. Yeni sistemin yürürlüğe girmesi halinde direksiyon sınavlarının yalnızca belirli bir parkuru takip etmekten çıkarak gerçek trafik şartlarında sürüş becerisini ölçen daha kapsamlı bir değerlendirmeye dönüşmesi bekleniyor.